Projeler

İlham almak ile kopyalamak arasında: Halil.me temasını yeniden kurarken

Özgün web tasarımı referansın parçalarını kopyalamakla oluşmaz. halil.me temasında logo, renk ve tipografiden kendi görsel dilimi türetme süreci.

Renk paleti ve web sayfası; Halil.me tasarımını kendi marka varlıklarından türetmek.

Halil.me teknoloji blogumun WordPress teması yıllar içinde eskimişti. Yamalı stiller, başka bir dönemin tipografisi, mobilde zor okunan satırlar… Yenilemeye karar verdim. Ancak bir den aldığım bu kararda elimde pek bir malzeme de yoktu. Ben de sevdiğim bir tararım stüdyosunun işlerinden ve tasarım dilinden ilham alayım dedim. Stüdyonun sitesi açtım ve sadece baktım. Kendinden emin tipografi, sıcaklık, biraz oyun… Dedim ki ben de bu kalitede bir iş yapabilir miyim acaba?

İlk taslak: neredeyse birebir

Hemen işe koyuldum. İlk taslağı o referansa bakarak, sevdiğim noktalara benzer tasarımlar oluşturarak çıkardım. Birkaç gün sonra açıp baktığımda hissettiğim şey gurur değildi… Karşımda o beğendiğim site duruyordu. Yalnız adresi değişmişti.

İlk taslak için hızlıca bir şeyler ortaya çıkarayım derken, referans aldığım sitenin bileşenlerini neredeyse kopyalamışım.

Menü düzeni, imza şekiller, rakamlı istatistik kutuları, bölüm ayraçları, sayfayı çevreleyen çerçeve… Hepsi referanstan geliyordu. Her parça tek başına masumdu… Ama hepsi bir aradayken ortaya çıkan şey benim sitem değildi.

Kendime yazdığım not kısaydı: “İlham almam lazımdı, aynen kopyalamam değil!!!” Taslağı çöpe attım ve iki kural koydum.

  1. Referansın kullandığı bileşenleri (gezinme düzeni, imza biçimleri, sayfa çerçevesi, ayraçlar) hiçbir şekilde alınıp yeniden kullanılmayacak.
  2. Referans sadece bir ilham aracı olacak. Sitenin bitmiş hali bir başka sitenin kötü bir kopyası olmayacak.

Özgün web tasarımı için referanstan nasıl yararlanılır?

Kopyalamanın cazibesi hazır cevaplarda… Referans her soruyu zaten cevaplamış: menü nereye, başlık kaç punto, bölümler nasıl ayrılır. O cevapları almak bir hafta sonu işi; soruları kendin cevaplamak haftalar. İlk taslak hızlıydı, çünkü hiçbir karar vermemiştim.

İlk taslağı çöpe atıp, ikinci taslağı hazırlamaya koyuldum. Referans aldığım stüdyonun sitesini ve işlerini tekrar inceledim. Ve kendime şunu sordum: bu firma her bir farklı işinde neyi baz alıyor? Cevap aslında kendi markamda yatıyordu. Logomun kesik köşeli noktası, italik eğimi ve kil rengi vurgusu temanın omurgası oldu.

Soyut nitelikleri ayırmak

İkinci turda ilk soru değişti: “O sitede ne var?” yerine “O sitede neyi seviyorum?” Listeyi bileşen diliyle değil sıfat diliyle yazdım: güven, sıcaklık, boşluk, oyun, zanaat. Bu beş kelime referansa ait değil. Referans her seferinde onları kendi araçlarıyla ifade edecek bir türetmişti.

Her nitelik için aynı soruyu sordum: bunu kendi elimdeki malzemelerle, bana özel bir tarzda nasıl ifade ederim? Elimde, hazırladığım bir logo ailesi ve bir palet vardı. Başlamak için en azından bir noktam vardı.

Kendi markandan türetmek

Logom kalın italik bir yazı tipinden türetilmiş, yaklaşık sekiz derece eğimli; i harfinin noktası ve sondaki nokta işareti, bir köşesi kesik yuvarlatılmış birer kare. Bu “nokta” temanın imza biçimi oldu. Liste imleçlerinde, buton köşelerinde, vurgu bloklarında aynı kesik köşe tekrar ediyor. Eğim de italik vurgulara ve küçük geçiş hareketlerine taşındı. Hareket dikkat dağıtmak için değil, yön göstermek için var.

Palet logonun paletidir: mürekkep siyahı, kırık beyaz ve kil rengi vurgu… Kil açık zeminde biraz koyu, koyu zeminde biraz açık… İki ton, tek karakter. Sıcaklık sorusunun cevabı bu renkti; referansın renklerine hiç bakmadım.

Tipografide başlıklar için Bricolage Grotesque, gövde için Figtree seçtim. İkisi de kendi sunucumdan servis ediliyor, dış font servisine istek gitmiyor. Okuma deneyimi tek sütun. Kenar çubuğu yok. Widget’lar alt bilgide… Paylaşım bağlantıları betiksiz. Düz URL’ler, üçüncü taraf paylaşım betiği sayfaya girmiyor.

Oyun ve zanaat sorularının cevabı da aynı yerden çıktı. Oyun, kesik köşenin beklenmedik yerlerde tekrar etmesi… Zanaat, o köşenin her boyutta aynı oranı koruması. Referansta oyun bambaşka bir biçimlerdeydi. O biçimlerin hiçbirini doğrudan almadım. Aldığım şey: “bu site yüze gülümsemeli” fikriydi.

Bedeli ne oldu?

Özgün temanın üretim süreci daha uzun ve daha sancılıydı. Ortaya bir şeyler çıkarmak ve adım adım ortaya çıkan ürünü izlemek… Kopyalarsan kararlar hazır. Ancak ilham aldığında kendinden bir şeyler katmak zorundasın. Sen de bu süreçte gelişmek zorundasın.

Her kararı kendim vermek ve bu kararı kendime açıklamak zorunda kaldım. Tamam belki bazı sayfalar ilk taslaktaki kadar “etkileyici” değil… Daha sessiz. Ama her bileşenin bir gerekçesi var ve o gerekçe markamdan çıkıyor. Birisi “bu neden böyle?” diye sorduğunda cevabım “çünkü o sitede öyleydi” değil.

Ders

Referans almak utanılacak bir şey değil. Hele de uzman olmadığınız konularda. Hatta belki uzman olduğunuz konularda. Ne demişler “Bin bilsen de bir bilene danış.” Beğendiğin bir iş sana cevap değil bir soru listesi vermeli. Cevaplar da kendi malzemelerinden ortaya çıkmalı. Yoksa elinde iyi ya da kötü bir kopya olur… İyi bir ürün değil!!!

Henüz yorum yok

Yorum yaz

E-posta adresin yayımlanmaz. Yorumunla birlikte adın, e-postan ve IP adresin saklanır; ayrıntılar gizlilik metninde.